Kinkhali / Peynirli Gürcü Mantısı

Bu Tarifin Eklenme Tarihi : 8/29/2014  -  Ekleyen Sevil Şahin
Kinkhali / Peynirli Gürcü Mantısı


 Dün sosyal medyada paylaştığım bu enfes mantının tarifi var bugün sizlerle.

Ben bu mantıyı tam buğday unu ile yaptım. Dilerseniz normal un kullanabilirsiniz.O zaman rengi beyaz olacaktır.
Patatesli kıymalı yada bu şekilde peynirli de yapabilirsiniz. 
Mutlaka deneyin. Acil bir misafir geldiğinde yapabileceğiniz nefis bir tat.
 
Aşağıda videolu olarak da mantının kıvırılış şekli var inceleyin olur mu dostlar..
 
Sosyal medyadan bana yazan takipçilerimden öğrendiğim kadarı ile bu mantıya Çerkezler Mataz veya Hingal derlermiş . 
Ayrıca kinkhali, Pisalive de olarak da bilinirmiş.
 
Denemeniz dileğiyle 
Hayırlı cumalar 
 
 
 

Peynirli Gürcü Mantısı / Kinkhali / Mataz 

Hamuru için :
  • 1 kilo un (ben tam buğday unu kullandım )
  • Tuz (1 çay kaşığı )
  • ılık su
içi için :
  • yarim kilo peynir az tuzlu peynir 
  • Maydanoz
 
Sosu için :
  • 2 yemek Tereyagi
  • 1 çay kaşığı Kırmızı toz biber
  • 1 çay kaşığı Pul biber
 
Hazırlanışı :
 
Mantı için hamur malzemelerini bir yoğurma kabına alıp yoğurun.
 
Hamuru 10 dakika yoğurup merdane ile açın.
Hamur çok ince olmamalı.
Türk kahvesi fincanının tabağı ile hamurdan yuvarlaklar kesip içine peynirli harcı koyun.
Bir tencereye su koyup az tuz atın. 
Hazırladığınız hamurları  kaynayan tenceredeki suya atıp kapağını kapatın.
Mantılar ters dönünce pismiş oluyorlar.
Süzgeç kaşık ile sudan servis tabağına alın.
 
 





Yorum Gönder





Kıymalı Patatesli Zeytinyağlı Patlıcan Yemeği

Bu Tarifin Eklenme Tarihi : 8/25/2014  -  Ekleyen Sevil Şahin
Kıymalı Patatesli Zeytinyağlı Patlıcan Yemeği


 Güzel bir haftadan hepinize kocaman bir merhaba dostlar

Biz yazlık sezonunu hala kapatmış değiliz hafta sonları İstanbul'un sıcak nemli havasından kurtulmak için 
Kendimizi Silivrideki yazlığımıza atıyoruz. 
 
Allahtan böyle bir fırsatımız var. İstanbu'un bu nemli havası beni mahvediyor. Nefes alamıyorum desem yeridir.
Bu ara sosyal medyada çok olmayışımın sebebi de mutfağa pek girmeyişim :) 
 
Bu tarifi daha önce instagram hesabımda videolu olarak paylaşmıştım. Dilerseniz oradan bakabilirsiniz.
Akşama ne pişirsem şöyle kolay bir yemek olsun dediğinizde yapacağınız bir lezzet 
Denemeniz dileğiyle..
 
Sosyal medya hesaplarımdan beni takibe alın olur mu anlık iletişim kurabiliriz.
Sevgiyle kalın. Hayırlı Haftalar 
 

Kıymalı Patatesli Zeytinyağlı Patlıcan Yemeği

Malzemeler:
  • 1 adet soğan
  • 150 gr kıyma
  • 3 adet patlıcan 
  • 1 adet patates 
  • 1 yemek kaşığı salça
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 3 yemek kaşığı zeytinyağ
 
Hazırlanışı:
 
Tencereye sıvıyağ ekleyip soğan ve kıymayı kavurdum. Üzerine 3 adet patlıcanı alacalı soyup küp küp doğrayıp 10 dk
tuzlu suda beklettikten sonra süzdüğüm patlıcanlarımı ilave ettim.
Üzerine küp küp doğradığım patateslerimi ekledim.
1 yemek kaşığı salça ve tuz ilave edip üzerini geçecek kadar sıcak su ekledim. 
Tencerenin kapağını kapatıp pişmeye bıraktım.
Aslında evde domates ve yeşil biber olsaydı onları da ekleyecektim.
Eminim o zaman daha lezzetli olacaktı. Bu defalık böyle olsun dedim. 
Dilerseniz karabiber ve pul biberde ekleyebilirsiniz.
Damak tadınıza kalmış afiyet bal olsun.




Yorum Gönder





Patatesli Muska Böreği

Bu Tarifin Eklenme Tarihi : 8/21/2014  -  Ekleyen Sevil Şahin
Patatesli Muska Böreği


 Bu aralar mutfağa hiç girmek istemiyorum. Nedendir bilmiyorum sanırım biraz soğudum. 

Aslında yapmak istediğim o kadar çok güzel tarifler var ki ama nedendir bilmiyorum canım hiç istemiyor.
Hafta sonları yazlık sevdasındayız. Sezonu geç açınca kapatmak da istemiyoruz. Kızım hala babaannesinde ve ben onu çok özledim sanırım ondan canım hiç bir şey yapmak istemiyor.
Patatesli börekleri çok seviyorum. Muska böreğinde bence en çok patatesli ve kıymalısı en güzel olanı :)
 
 
 

Patatesli Muska Böreği 

Malzemeler : 20 tane için 
  • 2 adet yufka
  • 2 adet orta boy patates
  • 2 adet orta boy soğan
  • 1 su bardağı rende kaşar 
  • 1 tatlı kaşığı kuru nane
  • yarım çay kaşığı karabiber
  • 1 çay kaşığı tuz
  • Yarım çay bardağı su
  • Yarım  çay bardağı zeytinyağı
  • 1 yumurta sarısı
  • Çörek otu
Hazırlanışı:
 
Patatesleri yıkayıp tencereye koyun.Üzerine su ekleyip yumuşayana dek haşlayın.
(Ben Düdüklü tencerede düdüğü öttükten sonra 15 dk kaynatıp ocaktan alırım. )
Haşlanan patateslerinizi tancereden alıp, kabuklarını soyup çatal ile ezin. 
 
Diğer yandan soğanları ince ince doğrayın. 
Geniş bir tavaya koyun. Üzerine 3 yemek kaşığı zeytinyağı ekleyin.
7-8 dakika kadar kavurun. Ardından patetes püresini koyup, 1 dakika kadar kavurun.
Üzerine 1 çay kaşığı tuz, yarım çay kaşığı karabiber ve 1 tatlı kaşığı kuru nane ekleyip bir iki kez tavada çevirin.
Ocaktan alıp ılımaya bırakın.
 
Yufkayı tezgahın üzerine serin. Ortadan ikiye bölün. 
Bir parçasını 4 parmak kalınlığında şeritler halinde kesin. 
Küçük bir kaba su ve zeytinyağı koyup, karıştırın.
Yufka şeritlerini tezgaha serin. Fırça yardımı ile üzerine yağlı harçtan sürün.
Şeridin ucuna patatesli harçtan koyun. Üzerine az miktar rendelenmiş kaşar peynir ekleyin. 
Sonrada sağa ve sola doğru düzgün üçgenler olacak şekilde katlayın. Yufkanın ucunu yağlı harç sürüp, kapatın.
Hazırladığınız muska böreklerini yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine koyun.
Üzerlerine yumurta sarısı sürün. Çörek otu serpiştirin. 
Önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında Üzerleri kızarana kadar pişirin.
 
Pişen patatesli muska böreklerini fırından çıkartıp, sıcak olarak servis edebilirsiniz.
Afiyet olsun..




Yorum Gönder





BEYPAZARI GEZİMİZ

Bu Tarifin Eklenme Tarihi : 8/20/2014  -  Ekleyen Sevil Şahin
BEYPAZARI GEZİMİZ


 Beypazarına Gidince

 
Bir önceki yazımda bahsetmiştim. Köyümden Zonguldak diye çıkıp rotamızı birden Beypazarına çevirdiğimizi.
Beypazarına hep gitmek isterdim. Gümüş çok severim hele yüzüklere bayılırım. Gidip şöyle değişik güzel yüzükler takılar alasım vardı.
 
Herkesin bildiği gibi aslında gümüş orada degil dışardan gelip işlenen küçücük bir kasaba beypazarı.
Türkiyedeki havuç üretiminin %60-65 kadarı burada yetiştiriliyormuş.
 
 
Alaaddin sokak olarak da bilien tarihi bir çarşısı var. 
Dar bir yokuş boyunca devam eden ve beypazarı halkının turist ve orayı görmeye gelenlere satış yaptıkları bir yer.
 
Sokağa ilk girdiğinizde size sattıkları ürünlerden ikram etmeye başlıyorlar.
Herkesin çok sevdiği bol tereyağlı beypazarı kurusu var.
Oraya kadar giderseniz mutlaka almalısınız diyeceğim bir lezzet. 
Çay ile enfes oluyor. İsterseniz ufak paketlerde isterseniz kilo olarak da satıyorlar.
Biz fırından sıcacık çıkmış olanına denk geldik. Nefisti nefis.
 
 
Aladdin sokak da birkaç yerde yöre halkı kendi yetiştirdiği havuçları hemen sizin gözünüzün önünde soyup katımeyva sıkacağında sıkıp size ikram ediyorlar.
Havuç suyu pek sevmem ama yine de dogal ve güzeldi.
 
 
Beypazarı denince birde aklımıza 80 katlı baklavası gelir. 
Baklavacının önünden geçerken sordum gerçekten 80 katlı mı dedim. Gelen cevap ilginçti
"Aslında o patent almak için yapılmış birşey. Şuan bu çarşıda gördüklerinizin hepsi 50-60 katlı " dedi. 
Hemen baklavasından ikram etti bize bir dilim istenirse istediğiniz illere de kargo yapılabiliyormuş. 
Birçok baklavacı var. Araştırıp en güzel baklavası olan yerden belki sipariş verebilirsiniz. 
Benim düşüncem ise ben beğenmedim. Baklayı yedikten sonra resmen boğazım yandı. Üzgünüm.
 
 
Çok büyük bir beklenti ile gittiğim bir yerdi Beypazarı beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. Yemek yemek için önceden araştırmadan 
belediyenin yeri olan Taş mektep isimli mekana girdik. 
 
Tarhana çorbası, Güveç ve ayran sipariş ettik. 
Tarhana çorbası bence harikaydı. Güveç için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Beypazarı Güveçi daha çok etli pilav gibiydi.
Sosyal medyada peylaşınca bir çok mekan önerisi geldi. Keşke biraz araştırıp gitseydim dedim.
Yaprak sarmasını tattım o ise nefisdi.
 
 
Beypazarı ayrıca sodası ile de ünlüdür. Bilirsiniz Beypazarı sodası vardır. 
Bir ara demişlerdi ki soda akan çeşmeler var onları görebilir tadabilirsiniz diye. 
 
Maalesef buda bir efsane hatta fabrikayı gezmek istedik ona bile izin yoktu.
Tabi ki gezilip görülmesi gereken bir yer ama fazla bir bekleti içinde olmayın. :)
 
Beypazarına nasıl gidilir?
 
Ankara-İstanbul yolu üzerinde bulunan Sincan-Yenikent yol ayrımından devam edilerek, Yenikent istikametinden Ayaş-Beypazarı yoluna çıkılır. 
 
Beypazarı;Ankara'dan 100 km, İstanbul'dan 320 km uzaklıktadır.
Öğrendiğim kadarı ile Etlik otobüs terminalinden saat başı otobüs ve minibüslerde kalkıyormuş. 
 
 
Beypazarı'nda "Yaşayan Müze" isimli bir müzeyi ziyaret ettik. Müze için uzunca bir yokuş çıktık.
Önce değer mi o kadar uzun yokuş derken içeri
girdiğimde evet gerçekten değdi dedim.
 
Kapıda çok tatlı bir bayan karşılıyor sizleri özellikle çocukların ilgisini çeksin diye masal kahramanı keloğlandan bahsedip müzenin içerisinde yapılabilecek etkinliklerden bahsediyor.
Rehber eşliğinde her katı gezip detaylar anlatılıyor.
Osmanlı zamanında nasıl bir mimari yapısını olduğunu o dönemlerde nasıl yaşandığına dair hayalinizde canlandırmanızı sağlıyor.
İşte bu müze bence mutlaka görülmesi gereken bir yer..
 
 
Beypazarından çıktıktan sonra rotamızı Zonguldak a çevirdik.
Navigasyona zonguldak yazdık bize bolu üzerinden bir yer gösterdi. 
 
Bu kısma kadar hiç bir şey yok. Taki bolu dağlarının bir kısmında telefon çekmeyene dek telefon çekmeyince navigasyonda şaşırdı tabi. 
Yol o kadar uzadı ki otobanı bulana dek tam 6 saat geçti. Köy yollarında dön dön durduk. 
 
Neymiş efendim bir daha bilmediğin yoldan değil bildiğin yoldan gideceksin. 
Neymiş bildiğin yol en kısa yoldur. :)
 
Başka yol maceralarımda görüşmek dileğiyle 
Sevgiyle kalın.
 Beni Facebook , İnstagram ve twitterdan takibe alırsanız daha kolay iletişim kurabiliriz. 

 Facebook grubum için.





Yorum Gönder





iyi ki Köyüm var...

Bu Tarifin Eklenme Tarihi : 8/19/2014  -  Ekleyen Sevil Şahin
iyi ki Köyüm var...


 İnsanın Memleketi gibisi yok !!!

Tatil için bu sene eşim ve ben anne babalarımızı ziyaret edip. Bu defa benim köyümde vakit geçirmeyi tercih ettik. 
Gerçi, beni sosyal medyadan çoğunuz takip ettiniz :)
Bayram ile tatili birleştirince İstanbul'dan çıkıp Zonguldak a varmamız tam 12 saati buldu.
İnanılmaz yorucu bir yolculuk oldu bizim için..
Birde araba ufak bebek olunca malum oğlum yusuf şuanda 18 aylık düşünün geçirdiğimiz o işkence dolu trafiği 
Bir ara hatta hadi geri dönelim dediğimiz dahi oldu. Neyse şükür sağ salim Eşimin anne ve babasının yanına Zonguldak a ulaşmıştık. 
Öyle ki sahur için dakikalar kala yetiştik. 
Kızım Aysu Doğa her sene okullar kapanınca babaannesinin yanına gider ve her Ramazan olduğu gibi yine onunla beraberdi.
Yavrum bizi sahura kadar beklemeye çalışmış ama uykuya yenik düşmüştü. 
121 saatlik yolculuk sonunda ertesi gün yusuf yine son enerjisi ile kalktı. 
Sağolsun bu defa babaanne ve dedesi özlem gidermek için onlarla ilgilenirken eşim ve ben çook uzun bir aradan sonra ilk defa 12 e kadar uyuduk.
Ay ne güzel bir keyifmiş bu :)
Beni en iyi bebeği ufak olan anne ve babalar anlar :)
Kızımı da alıp ertesi gün arife günü benim memleketim Aksaray Sarıyahşi ye gittik. 
 
Arife günü olmasına rağmen çok trafik yoktu. İftar saatine yakın şükür köyüme ulaştım.
 
Benim annem ve babam da her yaz tatil ve memleket havası için soluğu köyümüzde alırlar.
Bu defa torunları ile gittiğimizden birde araya azıcık özlem girince çocuklara salıncak bile yapılmıştı. 
Anneanneleri (meşhur Gülşen Dudu ) çocuklar gelmeden salıncak yapılacak diye ısrar edince babam da bayağı bir araştırma içerisine girmiş.
İyi yapalım da nasıl derken en sonunda hazırlamış. (Teşekkür ederiz.)
 
 
Babam, Yusuf, Aysu 
 
 
Kardeşim Ali, Yusuf , Aysu 
 
Ertesi gün bayram ya Yusuf paşa tüm ev halkını saat 5 de uyandırdı. Temiz hava demek ki yaradı. 
Uyku hiç yok. 
Tabi bayram sabahı uyunmaz. 
Bayram namazı için Eşim, Babam ve kardeşimi yolculadıktan sonra kahvaltı sofrası hazırladım. 
 
 
 
Uzun bir aradan sonra yeniden memleket havası almak çok güzeldi.
 
Bayram ziyaretleri için dedem anneannem teyzelerim halalarım derken kısacık zamanın nasıl geçtiğini anlamadım.
 
 
Bahçemizde kullanmadığımız ufak bir ev..
 
 
 
Bahçemiz ve evimiz 
 
    
 
Yusuf ile dedesi üzüm topluyor 
 
 
     
 
Köyümün aslında çok daha güzel fotoğraflarını çekmek isterdim. Zaman kısıtlı olunca sadece evimizin etrafını ve birkaç foto paylaşabiliyorum. 
 
İnşallah bir daha gelmeyi nasip eder Rabbim bizlere..
 
 
 
Eşimin anne ve babasının yanında çok kalamadığımızdan bayramdan sonra 2 gün daha köyümde kalıp rotamızı Zonguldak a çevirdik. 
 
Yolumuzun üzerinde Beypazarı var diye son anda oraya da uğramaya karar verip yolculuğumuza başladık. 
 
Devamı gelecek takipte kalın... 
 




Yorum Gönder





Sayfalar 1-5 (Toplam:1011)
Sayfa:1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 - 22 - 23 - 24 - 25« Önceki · Sonraki »



Sofra Dergisi Aralık 2013
TV Programlarım

MuratBey Reklam Filmi İçin Tıklayınız...






Haberdar Ol
Mail Adresinizi Giriniz
 



instagram @birdemliksohbet
Takip Et ! @birdemliksohbet

DizaynKent Tasarım ve Bilişim Hizmetleri
SEVİL ' LE BİR DEMLİK SOHBET
Sitedeki Tüm Tasarım ve İçerik Hakları Saklıdır.